26 Mayıs 2015 Salı

Begonvili Ev Üzerine Notlar


birkaç sayfa 
birkaç sayfa daha derken
begonvilli ev'e vardım. 

aslında eskiden de vardı
hep vardı dururdu orda. 

bu kez, 
şehir bunca bunaltmışken 
farklı baktım. 

bakmakla görmek arasındaki
ince çizgi yüreğimi sıkıştırdı. 

işte bu! dedim
evreka'nın türkçe'si miydi?

kimdi yazarı
yaşayanı?

antalya'daymış
daha bi tuzlandı sularım. 

bahçesindeki çiçeklere
kedi patilerine
yeşili maviye bağlayan
ufka
ve daha bir çok şeye
kocaman bir iç çektim. 

en çok da
oradaki dinginliğe.

ofisimden dışarı bir kez daha baktım
binalarla küsüştüm. 
binalara silah çektim.
binalara sarılıp ağladım. 


2 yorum:

Begonvilli Ev dedi ki...

Canım Lunarita, Çok duygulandım. Belli ki şehrin kargaşası, gürültüsü yormuş seni de. Hiç yabancısı olmadığım bu duyguyu özden cümlelerinle aktarmışsın. Evet, yabancısı değilim; çalışma hayatım boyunca yorgun, bitkin eve gelip, kentin göbeğindeki küçük dairemizde hava almak için balkona çıktığım zaman bulvarın gürültüsü ve egzoz gazı kokusu ile içeri kaçtığım günleri anımsadım. Pek kolay olmadı, Emekli olunca iki aşamalı olarak kaçtık şehirden. O günlerde sık sık blog sayfamda söz etmiştim http://begonvilliev.blogspot.com.tr/2012/02/gidecegim-bu-yerden.html
Kısacası kent merkezine uzak sayılabilecek Lara'daki bir siteden sonra geçen yıl şimdi yaşadığımız köy evimize taşındık. Patili sayımız arttı. Bir takım zorluklar yaşıyoruz tabii ki. Yine de kuş sesleri ile uyanmak, balkonumdan ormanı görmek, bahçede yetişen çiçekleri, sebzeleri, meyveleri görmek inanılmaz moral kaynağı. Böyle doğa ile iç içe yaşamak isteyen herkese gönlünce yaşamlar diliyorum. Sevgiler, selamlar Begonvilli Ev'den

Luna Lunarita dedi ki...

Güzel yorumunuz için teşekkürler.

Yüreğinize sağlık.

Sevgiyle.

Cemal Süreya der ki,

Cemal Süreya der ki,

Ah, Süreya!

kuşlar toplanmış göçüyorlar. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / seni o kadar yakından görünce, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / hızla geçen otobüslerin ardında benzeşmek... keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / baktım yeri toparlıyor ayak izleri. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / eşiklere oturmuş bir dolu insan, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / fazıl hüsnü diyor ki, ne diyor fazıl hüsnü?... keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / ortaoyunumuzun dekoru bir kağıt mendil. keşye yalnız bunun icin sevseydim seni. / ve konsolun üstünde noksan bir gümüş kutu, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / ikinci bir parıltı var senin bakışlarında. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / yürütüyoruz bütünlemeye kalmış bir sessizlikte.. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / iki çay söylemiştik orda, biri açık. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / bir şey var, ancak makilerin orda söyleyebilirim, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / an ki fıskiyesi sonsuzluğun, keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
...................................................................................................................