27 Şubat 2015 Cuma

Yıldızlar gökyüzündeydi, yüzün yüzümde!


Sabahın körü. İstanbul hareketli. İstanbul geceden kalma... 
İş yolunda onlarca insan, kaldırımların artık dar geldiği bir şehrin çalışanı olan onca insan! 
Adım üstüne adım eklenirken, 
nota üstüne nota biniyor ve 
duygular midede bulantı -bile isteye! 
 
-sonra-

2:53'de gitar solosuyla zirveye dayanıyor her şey! 
Ceylan mırıldanıyor, 
Cenk coşuyor, 
Ceylan 3:30'da Cenk'e bakıp gülümsüyor; 
hepimiz Cenk'e bakıp gülümsüyoruz. 
 
-bizler-
 
O odada oturmuş izliyoruz. 
O odada oturmuş müziğe karışıyoruz ve 
şehrin tavanı aniden genişliyor.

2 yorum:

düşlem dedi ki...

Luna! Uzun zamandır, yokum buralarda. Bloga girince ilk aklıma gelen senin blogun oldu.. Ve Ceylan Ertem'i o kadar çok dinliyorum ki şu sıra. Yine aynı güzelliklere bakmışız, iyiki.

Hoş kal..
:)

Luna Lunarita dedi ki...

Sevgili Düşlem,

Ben de uzun zamandır yazamıyorum.

Ama olsun, eski güzel insanlar zaman zaman uğruyor kıyılarına blogumun. Temelleri sağlam bir blog yoldaşlığı olmuş belli ki...

Ceylan Ertem ise... Ah! Nasıl da hoş.

Güzel kal,
Luna.

Cemal Süreya der ki,

Cemal Süreya der ki,

Ah, Süreya!

kuşlar toplanmış göçüyorlar. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / seni o kadar yakından görünce, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / hızla geçen otobüslerin ardında benzeşmek... keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / baktım yeri toparlıyor ayak izleri. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / eşiklere oturmuş bir dolu insan, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / fazıl hüsnü diyor ki, ne diyor fazıl hüsnü?... keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / ortaoyunumuzun dekoru bir kağıt mendil. keşye yalnız bunun icin sevseydim seni. / ve konsolun üstünde noksan bir gümüş kutu, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / ikinci bir parıltı var senin bakışlarında. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / yürütüyoruz bütünlemeye kalmış bir sessizlikte.. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / iki çay söylemiştik orda, biri açık. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / bir şey var, ancak makilerin orda söyleyebilirim, keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / bir başına arşınlıyor bir adam mavi treni. keşke yalnız bunun için sevseydim seni. / an ki fıskiyesi sonsuzluğun, keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
...................................................................................................................